Güncel Sanat / SALT / Sergi

Bir Alternatif Tarih Olarak Sanat

İnsanda güzel duygu uyandıran anlamına gelen estetik kelimesini gündelik hayatta neredeyse sanatla özdeş kullanıyoruz: Sanatsal olan güzel olan, estetik olandır. Ancak 20. yy’da gelişen sanat akımları ciddi bir anti estetik fikri üzerine bina edilmişlerdi. Bu akımların mirasçısı sayılabilecek “güncel sanat” ise estetik bir amaca odaklanmaktansa toplumsal yapılara, siyasete, hakim düşünce sistemlerine bir eleştiri zemini olarak … Okumaya devam et

Deneme / Güncel Sanat / SALT / Sergi

Islak Rüyalar

 Kapitalizm, çift taraflı bir birikim yapma meknizması işletir. Bir yandan envai çeşit aygıtla geçmişten gelen kültürel ve ekonomik sermayeyi muhafaza etmeye çalışırken, diğer yandan krediler ve sigorta sistemleriyle gelecekte harcanacak emeğin ve açığa çıkacak artık değerin bugünden hasadını yapar. Geçmişe ve geleceğe yönelik yapılan bu atılım, zamanın kaotik yapısını düzene koymanın en etkili yoludur. Geçmiş ve … Okumaya devam et

Deneme / Güncel Sanat / Sergi

Venedik Bienali Üzerine Notlar

“Viva Arte Viva” 57. Cristine Marcel küratörlüğündeki Vendik bienali “Sanat çok yaşa” olarak tercüme edilebilecek bir başlık altında nice zamandır klişeye dönüşmüş olan “Sanat sanat için midir yoksa toplum için midir?” sorusuna “Sanat, sanat için olduğu sürece toplum içindir.” diyerek  bir yanıt öneriyor. Sanatçının, gündelik yaşamın yapısını belirleyen  hayatta kalma savaşına herhangi bir ekonomik katkıda bulunmadan, emek … Okumaya devam et

Güncel Sanat / Sergi

bir öteki hikayesi

“Öteki” sosyal bilimlerin en çok dolaşımda olan kavramlarından biri, sosyal bilimlerle sıkı fıkı olan sanat da bu kavramı epey seviyor. Ipke Duben’in SALT Galata’daki, video portrelerden oluşan yerleştirmesi de modern toplumun ötekileştirip kenara ittiği değişik kimliklerdeki insanların hikayeleriden oluşuyor. Bir sözlü tarih çalışması da olarak okunabilecek işte “öteki”lerin hikayeleri bir ağ gibi kurgulanıp hakim ideolojilerin … Okumaya devam et

Güncel Sanat / Sergi

sınırın belleği

Ölmeyip sağ kalırsak ve günün birinde geriye dönüp şu yaşadığımız zamanlara bakma şansımız olursa tüm bunlara sebep olanın  savaşlar veya teknolojik gelişmelerdense insanın bendini çiğnemiş kibiri olduğunu görebiliriz belki. Tanrının ölümünün ilanı ve seküler bir dünya tahayyülü bir zamanlar özgür bir yaşamın nüvesini barındırmış olsa bile ölen tanrının yerinin (salt) akıl ve sermayeyle doldurulması geriye … Okumaya devam et