Deneme / Güncel Sanat

Vitrinde Yaşamanın Erdemleri

Önce kutular, kafesler; sonra kumaşlar, örtüler; örtülerin altından belirmeye başlayan insansı biçimler; gözümün önünde katman katman, açıldıkça açılan etler, parça parça bedenler… Öteye doğru uzanan bir şey; bir kol, bir bacak, bir doğum… Her şey gözümüzün önünde oluyor. Berlinde De Bruyckere’nin işleri gözlerimizin önünde beden buluyor, çoğalıyor, parçalanıyor. Hangi sırayla olduğunun pek önemi yok, her şey hep beraber oluyor. Seksenli yıllardaki “kapalı formlarından”, son dönemde yaptığı “beden”lere kadarki işleri yan yana geldiğinde “doğum”, tarihsel bir bakışa gerek bırakmaksızın her bir parçada kendini gösteriyor. Doğuma imkân veren yarık, her bir işin tam ortasında bir “yaratıcı” olarak beliriyor. Biçimler yarılıyor, açığa çıktıkları yarığı üzerlerinde taşıyarak, doğarak, doğurarak çoğalıyorlar. Berlinde De Bruyckere’nin işleri doğumun, çoğalmanın ve ölüme rağmen nafile bir çabayla durmak bilmeyen başlangıçların temsili. Okumaya devam et